Hipofiz bezi ve Ay doğum ve ölümle bağlantılıdır | Tarot Falı Bak

Hipofiz bezi ve Ay doğum ve ölümle bağlantılıdır

twitle paylaş beğen li pinle öner

6Astroloji ve burçlar‘ın söylediğine göre, Hipofiz ve Epifiz bezleri gelişmekte olan embriyo içinde oluşmaktadır. Hipofiz bezi Yengeç burcuyla bağlantılıdır. Epifiz bezi tek olmasına rağmen Yay ve Balık burçlarıyla bağlantılıdır. Daha önce sözünü ettiğimiz eski astrolojik kurama göre, ruh tarafından seçilen doğum saatinin hesabında Güneş, Ay ve Uranüs gezegenleri kullanılıyor. Hesap yöntemi Zodyak burçlarının başlangıç ve bitiş noktalarım dikkate almaktadır.

Bu burçlar Yay ve Yengeç‘tir. Bezlerin oluşumu, Hipofiz (Yengeç) ve Epifiz (Yay) ile başlar. Jüpiter’in yöneticisi olduğu diğer burç (Balık), başlangıcın tersine yaşamın sonuyla bağlantılıdır. Balık burcunun bu nedenle doğumda etkin bir görevi olamaz. Fevkalade ilginç olan şu ki, gebe kaldıktan sonra bezlerde başlayan gelişim süreci, açıklamaya çalıştığımız iki salgı bezi ve eski astrolojik kurama göre tek bir doğum saatinin geçerli olması birbiriyle hep bağlantılı konulardır. Buradaki astrolojik bağlantıyı Uranüs sağlamakta ve doğum olayının birdenbire, zorlamayla oluştuğuna işaret etmektedir.

Geçenlerde bilim adamları bebek cinsiyetini belirleyen bir anahtar buldular. Bilindiği üzere, cenin cinsiyeti gebe kalındığı sırada dişidir. Organlar gebeliğin sonraki haftalarında biçim almaya başlar. Yumurta, babanın spermindeki X kromozomu ile döllenmişse bebek dişi olarak kalmakta, Y kromozomu ile döllemişse gebeliğin 35 ile 40. günü içinde erkekliğe doğru çekilmektedir.

Atomik düzeyde ve geliştirilmiş imgeleme yöntemleriyle yapılan araştırmalar sonucunda, bilim adamları erkekliğe giden biyolojik yol üzerinde SRY ve MİS adlarında iki gen keşfettiler. SRY erkek özellikli bir kalıbın gelişmesine izin vermektedir. MİS ise, SRY tarafmdan etkin duruma getirilince embriyo içinde büyümeye başlayan dişi organların yok olmasım sağlamaktadır. Bu süreç içinde Hipofiz ve Epifiz bezleri, diğer tüm bezlere göre çok daha karar verici durumdadır. Tıp adamlarının Hipofiz ve Epifiz bezlerinde özel cinsiyet belirleyici unsurlar bulup bulamayacaklarım bize zaman gösterecek.

Dikkat edileceği üzere, burada renkler, gezegenler ve salgı bezleri üzerine yaptığımız açıklamalar diğer yazarlar tarafından daha önce gerçekleştirilen çalışmalardan biraz farklıdır. Söz konusu yazarların samimiyetinden kuşku duymuyoruz. Ne var ki, belirtildiği üzere bizim yorumumuza daha önce dikkate alınmayan Güneş ve Ay da dahil edilmiştir. Ayrıca, Yükselen ve Başucu bilgilerinin kaydedildiği yer konusu, kuramsal olmakla birlikte şimdi daha akılcı bir biçimde dile getiriliyor.

Burçların tek ya da çift gezegenle yönetilme olgusuna uyumlu bir açıklama verilmiş ve bunlara karşılık gelen salgı bezleri de hesaba katılmıştır. Tıp çevrelerinin iyi tanıdığı salgı türleri, ilgili gezegen ve düğüm noktalarının neden olduğu astrolojik güdülerle uyum içindedir. Prizmada ayrıştıktan sonra gözlemlenen renkler de bu düzene uymaktadır. Bu arada Astroloji ve burçlar’nin okumalarıyla da uzlaşma sağlandı.

Kundalini enerjinin iddia edildiği gibi yukarıya doğru ilerlerken geri dönüş yapmadan ve herhangi birini atlamadan tüm salgı bezlerini etkilediği de doğrulanmış oluyor. Uyum, egemenliğini sürdürmektedir.

Astroloji numeroloji, renkler ve titreşimlerin yarattığı etkiler varlık için anlamlıdır ve deneyim sürecinde hepsinin bir amacı vardır. Ancak her zaman şunu biliniz ki, bunlar derinden gelen güdülerdir. Evet, bir rüzgargülünde olduğu gibi, yapı ustası olan zihnin yönelim ve isteklerini gösterir. Bina, umuda verdiğiniz biçimle bunlar üzerinde yükselir.

Bir önceki yazımız olan Fal Dünyası Ve Astroloji başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın